CARRARO SPORTIVE 227

Merhaba, bu yazımda yeni yoldaşım yani yollardaki en önemli dostum hakkında yazacağım.

Eğer hayattan zevk ve heyecan almak, bir yaşam tarzı oluşturmak istiyorsanız bisikleti seçebilirsiniz. Bisiklet bazıları için sadece A noktasından B noktasına ulasmak içindir.Ama bazıları için kısaca söylemek gerekirse YAŞAMAK için gereklidir.

Hayatta bisikleti bazıları amaç için bazıları araç için kullanır. Bisikleti özgürleşmek ve kendini doğayı kâinatı keşfetmek için kullananlarda vardır, her pedal çevirdiğinde umutla yeni birşeyler bulmak için kullananlar da vardır.

Benim için bisiklet ise birkaç kısa özetle söylemek gerekirse özgürlüğe ve hayata bağlanma sebebi, ben yaşamak için seyahat eden ve seyahatimi de kendi gücüm ve emeğin ile hareket eden bir araç ile yapmayı tercih ettim.

Aracım diğer araçlara nazaran hem doğaya dost, çevreye saygılı ve insana sağlık katan bir araçtır.

Bisiklet konusunda hayatımdaki ilk bisikletim bmx denilen küçük bir bisikletdi.

Markası concorde olan sarı mavi şirin bir bisikletti, Babam bana küçükken almış ona uzun yıllar bindikten sonra artık binemiyordum.

Uzun yıllar bisiklete binmek istesemde hayat yaşam koşulları derken bir türlü fırsatım olmamıştı ve içimde bir uhde olarak kalmıştı.

En sonunda 2015 yılında 2. bisikletim olan sıradan bianchi model orta amortisörlü bir bisikletti.

Artık hayallerim için pedal çevirmeye başlayacaktım. Hayallerim için pedal çevirdikçe çevirdim lakin artık bisikletim hızıma yetişemiyorve beni çok yoruyordu.

Kısa bir arastırma sonunda bisikletimi değistirmenin daha iyi olacağını düşündüm ve tekrardan bisiklet almak için yola koyuldum. Bu sefer ondan bir tık daha iyi olan ve uzun yola çıkabileceğimi düsündüğüm bianchi rcx 529 model MTB bisikleti aldım.

Bianchi o zamana kadar ulaşmış olduğum en üst seviye bisikletti, onunla 2016 ile 2019 yılları arasında bir sürü tur uzun ve kısa sürüşler yaptım. Bu Turlardan almış olduğum keyif heyecan da benim için yaşam kadar değerliydi. Bir sürü yer keşfettik beraber ortalama 3 yılda 7500 km gibi bir mesafe kat ettik 3 defa bolu dağını tırmandım. Bolu-sakarya turu yaptım ve en önemlisi de bağlı bulunduğum ve temsilcisi olmaktan gurur duyduğum Bisikletliler derneği’nin Anıtkabir turuna katıldım.

Bisikletim ile Bolu’dan Ankara’ya bisiklet ile gittim. Bunlar olurken hep yanımda olan bisikletim artık yorulmuş ve yeterince bakımlarını yapmamıştım. Maddi süreçler de olunca artık bisikletim ile vedalaşma vakti gelmişti ve onu hak edecek birine verdim.

Ardından 2020 yılını askerlik süreci ile geçirdim ve yaklaşık olarak 1 yıl bisikletten uzak kaldım. Bu süreç benim için bir yıl gibi değidi daha uzun sürdü sanki, aylarca bisiklet araştırdım. Beni daha hızlı hayallerime götürecek daha yeni keşifler yapmamı sağlayacak ve uzun yıllar beni taşıyacak bir bisiklete ihtiyacım vardı. Uzun uzun araştırmalarım sonucu iki model beni çelişkide bıraktı birincisi Gravel modelleri, diğeri ise şehir ve tur bisikletleri.

Gravel modelleri yarış bisikletlerinden farklı olarak biraz daha arazi yapısı için ideal bir bisiklet lakin fiyatları ve bakım ile yedek parça maliyetleri ve konforları göze alındığında dez avantajlı ama hız olarak gayet yeterli olacaktı.

ikinci seçenek olan tur bisikleti ekipman olarak güzel uzun yolda yük ve konfor olarak ideal ama kısa mesafelerde çok hantal bir görüntüsü vardı. ben mtb bisikletimi zaten daha önce lastiklerini inceltip tur bisikletine çevirmiş ve o tur bisikletine yakın tecrübeyi edinmiştim. Arastırmalarım sonucu sehir ve hybrid bir bisikletin daha uygun olacağını düşündüm ve araştırmaya başladım.

Birçok markanın şehir bisikletleri vardı, birbirinden ayıran fiyat dışında birşeyler olmalıydı bende farkları araştırırken donanım öncelikli olarak değerlendirme yaptım ve en önemlisi bisiklette krank takımı ve kadro yapısı. Krank sistemi yani aktarıcı ruble ve vites sistemleri üzerine arastırmalar yaptım. fiyat olarak baktığımda kademe kademe sistemlerin fiyatlarını kıyasladım. Baslangıc seviyesi istemiyordum ve en üst seviye bütçemi çok zorluyordu bende orta segment araştırdım ve birkaç marka’da karar verdim. Bu markalardan birisi de carraro markaydı. Carraro, 1924 yılında Padova’da Ronchi di Villa Franca’da Cavaliere Giovanni Carraro tarafından kurulmuş. Yoğun el emeğiyle üretilmiş, her biri zanaat ürünü olan bisikletleriyle kısa sürede İtalya’da bilinen bir marka haline gelmiş.
İlk başlarda küçük bir atölyede başlayan üretim, zamanla entegre üretim yapan, büyük kapasiteli bir fabrikaya evrilince, Sadece bisikletler değil, bisiklet üreten yeni makinalar yine aynı fabrikada geliştirmiş.
1936’da Carraro Atlantik ötesine açıldı. Amerika pazarı için Winthrop ve Clodia adında iki yeni bisiklet markası üretti.
1939’da çıkan İkinci Dünya Savaşı sırasında bisiklet hayatın merkezindeydi. Hem savaşta hem de sivil hayatta ulaşım ve başka amaçlar için kullanılıyordu. 
Savaşın bitiminden hemen sonra, 1946’da başlayan Milano Bisiklet Fuarı’na düzenli olarak katılan Carraro, sonraki yıllarda da birçok yeniliğe imza attı, ve 2009 yılında dünyanın en büyük bisiklet üreticilerinden biri olan Accell Group bünyesine katıldı. 

Carraro bisikletleri, 2011’den beri Accell Group’un, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikasında üretiliyor. 400 kişinin çalıştığı 37.000 metrekarelik fabrika yıllık 500 bin bisiklet üretme kapasitesine sahip. 
Türkiye genelinde 750 yetkili bayisi ve 500 civarında yetkili servisi bulunuyor. 

Türkiye’nin bisiklet kültüründe köklü değişimlere imza atan marka, sadece kalitesi, tasarımları ve vizyonuyla değil; sponsorluklarıyla da öne çıkıyor. 

Türkiye’de üretilen ve köklü bir geçmisi olan bu marka aklımda birkaç soru isareti bıraksada modellerini araştırdıktan sonra bu markadan almaya karar verdim. Önümde şehir bisikleti olarak birkaç modeli vardı ve fiyat farkları oldukça fazlaydı ben ise bütçemi zorlamaya karar verdim ve alabileceğim en üst teknik ekipmandakini almak istiyordum.

Arastırmalarım sonucunda CARRARO SPORTIVE 227 modelini almaya karar verdim. Teknik özelliklerine bakacak olursak Kadrosu ALÜMİNYUM 1.1/8″ YARI ENTEGRE HYDROFORMED yani hafif bir kadro olacaktı. Masa ise SUNTOUR NEX RL 63mm GİDONDAN KİLİTLİ olması benim için uzun yolda masayı kapatarak verimlilik alacağım arazi ortamında ise kilidi açarak konforlu olacağını düşündüm. Arka aktarıcı yani vites olarak ise SHIMANO DEORE M592 SHADOW model bir vites kullanmış bu deore serisi uzun yollarda tur bisikletçileri için ideal olan ve seri geçisler ve uzun süren aşınma durumlarını da göze alarak ideal olacağına karar verdim. ön vites olarak ise SHIMANO ALTUS M370 olan başlangıca yakın bir vites sitemi kullanmış bunu da zamanla değiştirmeyi düsünüyorum.Krank takımı yani ön vites dişli oranı ise SHIMANO ALTUS M371 48X36X26T serisi en büyüğü 48 olan ve hız olarak desteği olan 26 ise bayır çıkarken desteği olabilecek değerde bir ön vites sisteminin başlangıç olarak yeterli olabileceğini düşündüm. arka dişli olarak ise SHIMANO HG200 11-34T olan ve rampalarda standart olarak fazla yormayacak bir dişli olan 34 ile iniş ve düz yolda hızlanma açısından iyi olan 11 dişlisini kullanmış. bunu uzun bir süre test ettikten sonra gerekirse değiştirmeyi planlıyorum vites sistemi 9*3 olduğu için rampalarda bisikletten ziyade benim performansım da ön planda olacak. vites kolları ise başlangıç diğer modellere nazaran biraz daha ergonomik tasarımı olan SHIMANO EF505 3X9 kollar kullanılmış tutuş olarak gayet ideal bir tutuşa sahip. En önemlisi olan turlarımda beni güvenlik olarak koruyacak olan SHIMANO MT200 HİDROLİK DİSK fren olacaktı. Frenleri araştırmam sonucunda başlangıç seviyesinin üstünde olduğu ve uzun bir süre bana dayanabileceğini düsündüm.Bisikletin en önemli parçalarından birisi ise bisikletn jant göbekleri bu konuda uzun süre dayanması için SHIMANO TX505 32D modeli kullanılmış 32 teli ile gayet yük konusunda dayanabilecek bir model 505 serisi ise uzun yıllar çok arazi seçimi olup titreşim olmadığı sürece dayanabilecek bir model. jant göbekleri iyi olduğuna göre buna uygun bir de lastik gerekiyordu SCHWALBE 700X38C DELTA CRUISER PLUS PUNCTUREGUARD REFLEKTÖRLÜ lastikleri bunun tamamlamış reflektör güvenlik olarak gayet iyi düşünülmüş korumalı lastikleri uzun süre patlamadan kullanmayı düsünüyorum.Uzun turlarda en önemlisi ergonomi yani direksiyonu tutuş bu yüzden XLC GİDON ve AYARLI GİDON BOĞAZI-SELE BORUSU kullanılmış ayarlı olması boyunuza özel olarak açı vermenizi ve rahat bir kullanım sağlayacaktır. kollarınızın ağrımaması yolda size keyif verecektir. Ölçü olarak 4 farklı bedende olması her boyda olana hitap etmektedir. 56, 51, 46, 41 bedenlerinden size uygun olanı seçin derim.

bisiklet ile ilgili teknik özellikleri verdikten sonra gelelim fiyat konusuna aynı teknik özelliklerinde muadilleri 5000 TL ve üstü olurken carraro ise liste fiyatı olarak 4769 TL ile çok uygun olan bu model farklı sitelerde farklı fiyatlarda bulabilirsiniz.

benim bundan sonraki yol arkadasım dostum carraro sportive 227 olacak ona isim olarak ise benim en sevdiğim isim olan plucky ismini verdim mtb için de bunu kullanmıstım onu anmak ve ondan yarım kalan hayallerimi tamamlamak için bunu uygun gördüm. Bundan sonraki süreçte yazacağım anılarım genellikle ByPlucky ile kesiflerimiz olacak bununla ilgili tanıtım videom çok yakında youtube kanalımda olacak. Video yüklendikten sonra instagram hesabımdan link paylaşacağım ve sizde tanıtımı ilk önce izlemek isterseniz yotube kanalımı ve instagram hesabımı takip edebilirsiniz. Youtube kanalım Bypluckybike instagram hesabımda aynı şekilde soru görüs ve önerileriniz olursa sosyal medya hesaplarıma yada bypluckybike@gmail.com hesabıma mail atabilirsiniz. yazımı umarım keyif dolu heyecan ile sabırla okudunuz.

hayattan zevk alın ve Yasamak için Seyahat edin ve Yasamak için Muhakkak pedallayın.

CARRARO SPORTIVE 227’ için 3 yanıt

    1. Hoş buldum kardeşim beğenmene çok sevindim çok yakında YouTube kanalında bununla ilgili güzel bir video seninle birlikte buluşacak inşallah sabırla o günü bekliyorum

      Beğen

Furkan için bir cevap yazın Cevabı iptal et